Serap Şen

Bilişim hakkında herşey…

BULUT BİLİŞİMİ & WİNDOWS AZURE PLATFORM

Merhaba Arkadaşlar,

Cloud computing(Bulut bilişimi)’e yavaş yavaş geçişler başladı. Bu yazımda Windows Azure Platformu, özellikleri ve sistem detaylarını inceleyeceğiz.

Öncelikle Bulut Bilişim nedir? Bundan bahsedeceğim.

Bulut Bilişim, uygulama ve servislerin internetteki bir sunucuda (bulutta) bulunup, internete bağlı herhangi bir cihaz ile bu uygulama ve servislerin çalıştırılması olayıdır. Verileriniz buluta yüklenir ve ihtiyaç duyduğunuz zaman sadece interneti kullanarak verilerinize ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Ne amaçla kullanılır? Şöyle bir örnekle açıklayalım:

 

Resimde gördüğünüz gibi:

Bir web sitesi düşünelim. Web sayfalarının internette yayınlanabilmesi için sunuculara ihtiyacı vardır. Sunucular, onlara istek gönderen müşterilerin(kullanıcıların) ihtiyacını karşılayabilir olmalıdır. Arka planda sunucuların elektrik, soğutma sistemleri vb. gibi masrafları vardır.

“Aktif – Pasif” : Web sitesi belli zamanlarda aktif diğer zamanlarda pasif durumda olsun. Bu durumda kullanılmayan zamanlarda yapılan masraf boşa gidecektir. Ekstra maliyet getirecektir.

“Hızlı Büyüme” : Sürekli büyüyerek gelişen bir web sitesi olabilir. E-ticaret sitelerini düşünelim. İhtiyacı karşılayabilmek için kullanmış oldukları sunucuları zaman içerisinde sürekli artırmak zorunda kalacaklar.

“Tahmin Edilemeyen Patlama” : Planlanmayan bir talep var ise kullanmış olduğunuz sunucular ihtiyacı karşılayamaz ve performansın azalmasına sebep olur.

“Tahmin Edilebilen Değerler” : Hizmet mevsimlere göre değişiyor ise yine kullanılmayan zamanlarda ekstra maliyet getirecektir.

Verdiğim örnekler göz önüne alınarak Windows Azure Platformu geliştirilmiştir.

Bulut bilişim sistemlerini birbirinden ayıran önemli hizmetler var. Bunlar IaaS, PaaS ve SaaS.

 

Bulut hesaplamanın en önemli unsurlarından birisi, servis olarak altyapısı yani IAAS (Infrastructure as a Service). Bu bildiğimiz sanallaştırma hizmetleri gibi altyapı servislerinin sunucu çiftliklerinde yapılması esasına dayanıyor. Yani geliştiriciler istedikleri sistemlere sahip olabiliyorlar ve bunları kontrol edebiliyorlar. Buna örnek olarak Amazon EC2 servisini gösterebiliriz.

Bir diğer unsur, servis olarak platform yaniPaaS(Platforma Service). Burada, geliştiricilere uzak sunucularda barınan komple bir geliştirme ortamı sunuluyor. Bu sayede bilgisayarınıza bir library indirmeden işlemleri gerçekleştirebiliyorsunuz. Buna örnek olarak, Google’ın Chart API’si veya yine Google’ın Pyhton (Django) kütüphanesi Google App Engine verilebilir. Her zaman olmasa da bu kütüphaneleri kullanarak geliştirdiğiniz yazılımları isterseniz, sağlayıcının sunucusunda tutabilirsiniz. Bu yüzden bu tarz sistemlerle geliştirilmiş yazılımlara bulut yazılımı (cloudware) deniliyor.

Son bir unsur ise, servis olarak yazılım yani SAAS(Software as Service). Buradaki mantık daha çok son kullanıcıyı ilgilendiriyor. Müşteriler geleneksel yazılım satın alma modelinden vazgeçerek daha ileri gidiyorlar. İsterlerse bir yazılımı ihtiyaçları ölçeğinde kiralayabiliyorlar. Bu ihtiyaçlar, zaman, işlem gücü veya kapasite olabiliyor. Örnek olarak, bir oyunu sadece bitirdiğiniz zamana kadar kiraladığınızı düşünün. Bu uygulamalar platform bağımsız oluyorlar ve kullanıcılara ekstra sunucu, yazılım, bakım, eleman gibi maliyetler çıkarmıyorlar. Bu durumda uygulama geliştirici birden çok lokasyonda kurulu uygulamada çıkacak sorunlar için endişelenmek durumunda kalmıyor (bakım, hata düzeltme vs gibi).

Bu altyapılar tüm bu bulut sistemini güçlü derecede etkiler. Bu altyapının ve geri plan desteklerinin güçlü ve güvenilir olması bulut sistemlerinin de o kadar fazla ve yoğun kullanımına yarar sağlıyor. Bu yarar da hem genel anlamda bulut bilişim sistemlerinin gelişimini sağlıyor hem de spesifik olarak belli şirketlerin ve sistemlerin bu platformlarda gelişmesini ve daha iyi, daha güçlü hizmet vermesine olanak veriyor. Tüm bu avantajlar ve gelişmeler de ilk kullanıcıya daha iyi bir bulut bilişim servisi olarak geri dönüyor.

  • Kullanıcı – her uygulama için farklı kimlik kullanmak istemez
  • Yazılımcı– farklı kimlik sağlayıcıları için ayrı kod yazmamalı
  • Sistem yöneticisi – Active directory öğelerine kolay yetki yönetimi

Şirketler ile Windows Azure arasında kimlik erişim kontrolü, single sign-on yapısı vardır.

Single Sign – On ne demektir?

Kullanıcının windows domain platformuna(Active Directory) login işleminin ardından yetkilendirme ve doğrulama yapıldıktan sonra domain’e bağlı bütün bilgisayar ve active directory tarafından kontrol edilen diğer sistemlere tekrar isim ve password girmeden erişim hakkının verilmesi. Bu da güzel bir avantajdır. Kullanım kolaylığı sağlar.

Diğer avantajlarından bahsedelim:

Windows Azure, diğer bulut bilişim servislerine göre daha ekonomik ve genişleyebilir, esnek veritabanları ve bandwidht’leriyle belki de sabit fiyatlarla çalışmayan tek bulut bilişim servisi. Hesaplama adı da verilen bu sistemde, kullanıcılar ne kadar alan üzerinde bulut bilişim uygulamalarına erişirse o kadar bir ücretlendirmeye tabi tutuluyor. Bu da kullanıcıların gereksiz verilerden ve boş alanlardan kaynaklanan bandwidht artmalarına ve hız etkilerine maruz kalmasının önüne geçiyor. Hem ticari olarak hem de kişisel kullanım olarak hesaplı ve bir o kadar da etkili bir bulut bilişim servisi sunuyor. Windows Azure, Java, PHP, ASP ve .NET gibi programlama dilleri üzerinde çalışabiliyor ve bunları online olarak geliştirmeye de imkan veriyor. Bu geliştirmeleri esnek ve düzenlenebilir, bir yönetim ihtiyacı olmayan SQL veri tabanları üzerinden yapabiliyor.

Veri tabanı olarak SQL’i kullanıyor. SQL ilişkisel bir veri tabanı ağı ancak Windows Azure’da bu sistem bulut bilişim servislerine uygun olması babında biraz daha geliştirilmiş ve değiştirilmiş. Windows Azure üzerinde SQL Azure Database adı verilen ve yönetim ihtiyacı olmayan özel bir veri tabanı kullanılıyor. Bu veri tabanı isteğe bağlı olarak genişletilebiliyor ve düzenlenebiliyor. Standart SQL Server Teknolojileri üzerinde çalışan bu ilişkisel veri tabanları ile verilerinizi ve dosyalarınızı birbirine bağlayabiliyorsunuz ve genel değişimleri tüm verilerinize uygulayabiliyor veya özelleşmiş seçenekleri ile veri tiplerinden dosya boyutlarına kadar değişik kurallar çerçevesinde değişimleri ve düzenlemeleri gerçekleştirebiliyorsunuz. SQL Azure Data Sync ile de eşleme seçeneklerini kullanabiliyor, bu eşlemeler ile dünya genelindeki bulut bilişim veri parklarından verilerinizi en hızlı şekilde ve interaktif olarak çalıştırabiliyorsunuz. Artık geçmişteki gibi bilgisayarınıza veya net üzerindeki alanınıza uygulama yüklemek, bunları ayarlamak ve düzenlemek için uğraşmıyorsunuz çünkü SQL veri tabanları ve Windows Azure Core sistemleri bunları sizin yerinize en iyi şekilde ve Microsoft kalitesiyle yapıyor.

Windows Azure Platformu’nda yenilenen “Virtual Machine” teknolojisi de Windows Server 2008 SDK’sı üzerinde işleyen ve host-server üzerinden web-based olarak hizmet veren bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Server 2008 veya en aşağı özellikler ile W-Vista altyapılı sanal makineler ile kurulum ve kullanımdan bağımsız olarak her yerden on-board olarak erişilebilen bir bilgisayar deneyimi sunuyor. Değişen veri istekleri ve kullanım istekleri göz önüne alındığında Virtual Machine teknolojisi aslında Microsoft’un önceden beri hizmette bulunan Virtual PC hizmetiyle aynı işlemi yapıyor ancak bunu cloud üzerinde yapabildiğinden değişik erişim merkezlerinden ve veri parklarından alınan bilgileri bilgisayarınızdan bağımsız olarak işleyebiliyor ve üzerinde işlem yapabiliyorsunuz. “BLOB” adı verilen Binary-Large-Object’leri, yani kodlamalarınızda ve genelde developerların yoğun olarak kullandığı SDK’lar üzerindeki işlemlerinizi online olarak bulut bilişim servisi üzerinden yapabiliyorsunuz. Windows Azure bu sistemleri size storage’den bağımsız olarak sağlıyor ve Server 2008 RS üzerinden yürüttüğü esnek depolama alanlarıyla bir ücret ödemeden bunlara da cloud içerisinde ulaşabiliyorsunuz. Bu da birçok firmanın aslında yapamadığı, yapsa bile yine Microsoft Server Teknolojileri üzerinden yaptığı bir işlem.

Windows Azure’un Virtual Network sistemiyle de diğer Windows Azure kullanıcıları ile etkileşim halinde olabiliyorsunuz. Bu etkileşim bize ne kazandırır? Windows Azure Bussiness Intelligence ile özellikle developer yönünde kurumsal ve ticari faaliyetlerinizi, raporlarınızı, sunumlarınızı cloud ortamında saklamak ve yönetmek daha rahat ve etkileşimli olacaktır. BI, hem developerlara hem de clientlara hitap eden ve genelde kurumsal bazlar için daha verimli ve etkin hizmet veren ayrı bir Windows Azure güzelliği diyebiliriz.

Geleceğin teknolojisi olarak gösterilen bulut bilişim servislerini yakından tanımak ileride hepimizin işine yarayacaktır.

NOT: Bu makalem www.readmee.com da yayınlanmıştır.Oradan da takip edebilirsiniz.

Tags: , , , , , , , ,


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Follow Me

Microsoft Imagine Cup 2012 Repharm Project

Makalelerimi takip edebilirsiniz…

Arşivlerim

Readmee E-dergimiz

Anketler

Web Sitemi Beğendin mi?

  • Kötü (24%, 35 Votes)
  • Fena değil (8%, 12 Votes)
  • İdare eder (10%, 15 Votes)
  • İyi (18%, 27 Votes)
  • Çok iyi (40%, 57 Votes)

Total Voters: 146

Loading ... Loading ...

Kaç Kişi Online?