Serap Şen

Bilişim hakkında herşey…

Avuçlarının İçinde Seyahat


Sana uzak memleketlerden bahsedenlerin dilleri tutulsun
Sana bir incir yaprağına bakmasını öğreteceğim
Kendi avuçlarının içinde seyahati
Ve gökyüzünün her yerde mavi olduğunu öğreteceğim

diye oğlu Mehmet’e seslenir Bedri Rahmi Eyüboğlu (1913-21 Eylül 1975).

Kendi avuçları içinde seyahati becerebilenler kendilerine gerçekten çok şey katabiliyorlar.
Ben de Türkiyem’den uzaklarda Litvanya’da Vilnius’tayım…
Buraya gelişimden beri 1 ayı geride bıraktım.Aslında baktığımda koskoca 1 ay gibi geliyor ama.Şehre,ortama alışma sürecinden sonra gerçekten kısa bir zaman zarfı…
İlk geldiğim günlerden bu yana gerçekten çok şey değişti düşüncelerimde.Bizler yabancıları ne kadar gözümüzde büyütüyoruz.Emin olun sahip olduğunuz kültür dışında insanlarla birarada olmak bir yere kadar iyi gidiyor.
Gözlemlerimden bahsedeceğim.
Yurda geldiğim zaman kapıların dışarıya doğru açıldığını gördük.Hala da alışamadım,bizde kapılar içeri doğru çekilir ya burda tam tersi…
Tuvaletlerin hepsi klozet ve su olmadığına çok şaşırdım.Burdaki insanlarda bizdeki gibi tuvalet kültürleri yok.
İnsanları çok soğuk,gülümsemiyorlar bile.Yaşlı insanlara dikkat ederseniz gülümsemedikleri için elmacık kemikleri çökmüştür,kasları gelişmediği için.Nerde güleryüzlü Türkler?Soru sorduğumuz zaman ingilizce bilmeyenler dışında bizi cevapsız bırakan olmadı.Gideceğimiz yer için adres sorduğumuzda,bizi gideceğimiz yere kadar götürenler de oldu.Gerçekten çok yardımseverler.
Aşırı derecede alkol tüketiyorlar.Su yerine alkol alıyorlar.Sokakta çantasında bir şişe içki vs. taşıyan birini görürseniz hiç şaşırmayın.Toplu taşıma araçlarında alkolden dolayı ne kadar pis koktuklarını anlayacaksınız.
İnsanlar gündüz çok iyi,alkol aldıkları zaman uzak durun derim.Bir anda hiç tanımadığınız insan oluyorlar.Geceleri o kadar alkol almalarına rağmen ertesi gün sabah erkenden kalkıp işlerine gidebiliyorlar.Eğlence ve işi ayırabiliyorlar.
Alışveriş merkezlerinde et reyonuna fazla uğramadan geçiyoruz.Domuz eti ne kadar iğrenç kokuyormuş meğer.Şimdiye kadar kokusunu bilmezdim.O kadar iğrendim ki…
Domuzlar dondurulmuş bir şekilde derin dondurucularda saklanıyor.(Tüm bedeniyle)Parça etleri de satılıyor.Geldiğimiz günden beri sadece tavuk ve balık tüketiyoruz,dana ve kuzu etini çok özledim diyebilirim.Kurban bayramını da burada geçireceğiz nasıl burnumda tütüyor memleketim anlatamam.Ramazan bayramında da Litvanya’daydık.Bayram olduğunu anlayamadık bile.Nerde el öpmeler,tatlılar,şekerler,harçlıklar…Sabah 8 olduğunda zil çalar çocuklar şeker,fıstık toplamaya gelirler.Aaah aaahhh…
Burada da güzel tecrübeler ediniyorum.Farklı ülkeleri gezip,yeni kültürler öğreniyorum.Elimize haritayı aldıktan sonra ulaşamayacağımız yer yok!Bakış açım gelişiyor,kendime çok şey kattığıma inanıyorum.
Yeni tadlara,lezzetlere açığım.Elimden geldiğince denemeye çalışıyorum.Burada çok farklı sebze ve meyveler var.Nasıl yenir onu bile bilmiyoruz.Geçen gün arkadaşımla birlikte mango aldık.Meyve suyunu içiyorduk ama meyvesini daha önce hiç yememiştim.Ortasında kocaman bir çekirdeği var.Dilimlediğinizde şeftalimsi görünümü var.Mangoyu keserken çam ağacı gibi kokuyor başta.Tattığınız zaman vazgeçemeyeceksiniz,müthiş bir tat :) )) Ben çok sevdim.
Türkiye’deki gibi sebze ve meyveyi kilo kilo alamıyoruz.Uzun zamandan beri yemeğimizde salatayı ilk kez yaptık.Burada her şey çok pahalı ve tane tane,azar azar satılıyor.Bizler alışmışız başta gözümüz doymuyor :) ))
Çocukları bizdeki gibi çocukluklarını yaşamıyorlar.1 aydır ne ağlayan,ne doyasıya gülen,bağıran,bişiye tepki veren bir çocuk görmedim.Çok tuhaf…Bizde çocuklar eğlenirken “Salıncakta sallanırken” “Anne bak!” diye bağırmaya başlarlar.
Sahip olduğumuz değerlerin daha iyi farkına vardım.Yabancıları takdir ettiğim bir nokta da konu ne olursa olsun herşeye saygı duyuyorlar.Niye öyle yaptın,neden? gibi yargılamıyorlar.Kimseyi hor görmüyorlar.Dış görünüşüne göre değerlendirmiyorlar.
Türkler olarak gösterişe ne kadar meraklı olduğumuzun farkına vardım.Giyimden tut,herşeyde.Buradaki insanlar gayet rahat giyiniyorlar.Makyaj vs.dertleri yok.İş adamı deyip takım elbiseli birini görmedim henüz.
Litvanya’da kadın nüfusu,erkek nüfusuna göre daha fazla.Bu yüzden çoğu erkek işlerinde bayanları görebilirsiniz.Otobüs,troleybüs şoförlüğü vs.tamirat işleri,..aklınıza gelebilecek erkek işleri.
“Çok okuyan değil çok gezen bilir.” demiş Atalarımız.Ne kadar okusak da yerinde görmek,yaşamak kadar güzel bir şey yok.Fırsatını bulduğum her boş zamanımı gezmeye ayıracağım.Sizlerle de paylaşırım.

Tags: ,

3 Responses to “Avuçlarının İçinde Seyahat”

  • Anonymous diyor ki:

    >Şöyle bir ekleme yapalım: tekstil sektörü gelişmiş olmadığı için pahalı. İkinci el giyim mağazalarını çok görebilirsiniz.Ayrıca çocuklarına ne kadar şirinlik yaparsanız yapın yerinden zıplamıyorlar :) İyi gezmeler…Volkan…

  • aktrol diyor ki:

    >Sevgili serap çok güzel yazmışsın.Eline sağlık.Lütfen yurt içi, yurt dışı seyahatlerinizi yazın,biriktirin,dosyalayın.Kimbilir bakmıssınız bir gün kitap yazacak kadar olmuşlar.O zaman bir seyahat kitabı yazmış olursunuz.Ben 50 yaşındayım ve hala seyahat kitablarını çok severek okuyorum.Başarılarınızın devamını diliyorum.SELAMLAR-Ali ÇOBANOĞLU

  • Serap Şen diyor ki:

    >Teşekkür ederim önerileriniz için.Fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum.Belki de birgün bahsettiğiniz gibi kitap yazacak kadar birikmiş olabilirler.Saygılar…


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Follow Me

Microsoft Imagine Cup 2012 Repharm Project

Makalelerimi takip edebilirsiniz…

Arşivlerim

Readmee E-dergimiz

Anketler

Web Sitemi Beğendin mi?

  • Kötü (24%, 35 Votes)
  • Fena değil (8%, 12 Votes)
  • İdare eder (10%, 15 Votes)
  • İyi (18%, 27 Votes)
  • Çok iyi (40%, 57 Votes)

Total Voters: 146

Loading ... Loading ...

Kaç Kişi Online?